kitap

Az önce yeni bir kitaba başladım ve kafam karıştı. Bugüne kadar okuduğum tüm romanların, tüm öykülerin kahramanları aynı okul koridorlarında utanıyor, aynı sokağın sonunda âşık oluyor, aynı sobalı evde içine kapanıyormuş. Bununla da kalmıyor, sevdiğim tüm karakterler birbirine benziyormuş. Farklı dillerde konuşuyor, farklı dünyalarda yaşıyor olsalar bile. Artık hikâyelerini de birbirine karıştırıyorum. Çok kalabalıklar. Hepsi kafamın içinde yaşıyor, hepsi kendisine ait bir odası olsun istiyor. Her yerde yarım kalmış roman taslakları, iş başvuruları, aşk mektupları. Hiçbiri tek işe elini sürmüyor, ben derleyip topluyorum ortalığı. Bazen hep bir ağızdan konuşuyorlar, bazen tek bir nefesle susuyorlar. Bir gün hepsini kovacağım. Bana yaşamak için yer kalmadı.

Ekim Sekiz, 2020

by nureddinturk

Bugün aylar sonra yürüyüşe çıkmıştım, tam on dört sincap gördüm. On ikisi Biden’a oy verecekmiş. Mecburiyetten. Maskelerini takmayan ikisi, “Trump düşerse tüm Kuzey Amerika düşer,” dedi. Diğerleriyle sohbet etmeye devam ettik. The Years’ı okumaya başladığımı ancak İngilizcemin yetmediğini aktardım. Toyluğuma verdiler. Bu kadar hırs yapmamalıymışım. Söz dinlemedim. Kitaplarla ilgili küçük hırslarımdan hoşnutum. Ahdim olsun ki seni okuyup anlayacağım Annie Ernaux, hem kendi dilinde hem İngilizcede.

Eylül Otuz, 2020

by nureddinturk

Kötü haberin tezliğiyle uyandım. Müjdesini ister gibiydi. Unutmuştum, hatırladım. Hatırladım, yutkundum. Daha kötüsü olur mu? Olur. Şöyle diyor Murakami, “Cehennemin gerçek bir dibi yoktur.” Calvino ne demişti: “… eğer bir cehennem varsa burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem.” Bu cehennemi ben yaratmadım ama yaratanlardan, yan yana duranlardan alacaklıyım.

I was thinking of ending I’m Thinking of Ending Things today. Nope. It does not finish either as a novel or as a movie. The novel stays. The movie lingers. There’s not much I can do about it. Jack’s there whether I like it or not. He’s there when I eat. She’s there when I sleep. They’re so crowded. We’re so crowded. We’re so crowded. All of us are thinking of ending things.

Nisan On Beş, 2020

by nureddinturk

Bir kaz tarafından uyandırıldım. Camdan odamı gözlüyordu. Masamdaki yığınla kitabı karıştırmak istediğini anladım, içeri buyur etmedim. İki haftadır bir şey okuyamıyorum.