bisiklet

Bu mevsim bisikletle çıktığım son günlerdendi sanırım. Arka tekerin tellerinde yeni bir kaza meydana geldi ve çat etti. Tamirciye götürmek istemiyorum. Bisikletin arkası yılankavi ilerliyor ama ilerliyor. Hava buz. Ellerimde eldivenler. Durup durup ağaçların fotoğraflarını çekiyorum. Sarının, yeşilin, turuncunun, kırmızının tonları. Hepsi bir arada, yan yana. Ben hiç böyle güz görmemiştim. Sevgili bisikletim, baharda görüşürüz.

Bisiklet sırtındayım. Artık ellerim üşüyor ve çatlaklar beliriyor. Norveçli balıkçılar gibi nitrücinaya uzanıyorum dışarı çıkmadan. Bisikletten inip inip fotoğraf çektim. Manzara güzel. Yapraklar sararmış,uçları kızarmış. Kırmızı ile sarıyı karıştırınca turuncu çıkıyor ortaya. Turuncu günler. Babamın ensesine benzeyen bir ense gördüm. Sekiz ay olmuş. Fark etmemişim.

Temmuz Yedi, 2020

by nureddinturk

Bugün benim doğum günüm. Ağlamadım. Üzgün üzgün bisiklet sürdüm. Kendime bir limonata ısmarladım.

Haziran On Sekiz, 2020

by nureddinturk

Arsızca utanmazca her gün bisiklet sürüyorum, sadece bisiklet sürüyorum. Sincapları ve kitapları unuttum bile çoktan. Ama sincap efendilerle yolda karşılaşınca selamlaşıyoruz. Onlar da meşguller. Kış için koşturuyorlar. Bebeler doğmuş. Minik minik, çizgili çizgili. Üstelik pek dikkatsizler. Bugün az daha birini eziyordum. Frene basarken kendimi bir trafik canavarı gibi hissettim.

Mayıs Otuz Bir, 2020

by nureddinturk

Bir bisikletim oldu. Beyaz, lekesiz. Zili bile var. Çocuklar gibi şenim. Kaç yıl olmuş, sayamıyorum. İstanbul’a taşınıyorduk. Bisikletlerin ikisi de çatıdaydı. Annem kamyona yükletmemiş kalabalık yapmasınlar diye. Sonra hiç sürmedim. Liseyi, üniversiteyi bitirdim, yüksek lisansı yarım bıraktım. Bisiklete hiç el sürmedim. Çok olmuş. Çocuklar gibi şenim.